Kendi yoluma giderken öğrendiklerim

Blog post description.

4/13/20261 min read

Başarı benim için hiçbir zaman çok para kazanmak ya da büyük unvanlara sahip olmak olmadı.

Çoğu insan başarıyı büyük hedeflerle tanımlıyor.

Ve o hedefler hemen gerçekleşmeyince motivasyonunu kaybediyor.

Sonra mutluluğu bir şarta bağlıyor:

“Şu işim olsa… şu kadar kazansam…”

Ama işin garibi şu;

o hedefe ulaşınca da her şey bitmiyor.

Kısa bir mutluluk geliyor, sonra yine bir boşluk.

Benim için başarı hiçbir zaman tek bir büyük an olmadı.

Parça parça ilerleyen bir süreç oldu.

Kendime hep kısa vadeli hedefler koydum.

Ve her birini gerçekleştirdiğimde, onu bir başarı olarak gördüm.

Beni ileri taşıyan şey de bu oldu zaten.

Hayal kurdum, ama ayağım hep yere bastı.

Bir dönem ne evim vardı ne arabam.

Yıllarca kirada yaşadım.

Hiçbir zaman “villa” hayali kurmadım.

Önce beni taşıyacak bir araba dedim.

Sonra kendime ait bir evim olsun istedim.

Zamanla ikisi de oldu.

Kariyerim de benzer şekilde ilerledi.

DenizBank’ta asgari ücretle başladım.

Yaklaşık 6 yıl çalıştım, belli bir noktaya geldim.

Sonra her şeyi bırakıp ilaç sektörüne geçtim ve sıfırdan başladım.

İstanbul’da kurduğum düzeni bırakıp Samsun’da yeniden başlamak

çok mantıklı bir karar değildi, biliyorum.

Ama ben hayatımda çoğu kararı

“en mantıklı” olduğu için değil,

içime sindiği için verdim.

Bugün İstanbul’un kalabalığında değil,

daha sakin bir şehirde yaşıyorum.

İstediğim zaman denize gidebildiğim,

trafik derdi olmadan yaşayabildiğim bir yerde.

Ve şunu fark ettim:

Mutluluğu hiçbir zaman bir sonuca bağlamadım.

Asgari ücretle çalışan halim de mutluydu,

bugünkü halim de mutlu.

Çünkü mutluluk bir yere varınca elde edilen bir şey değil.

Nasıl yaşadığınla ilgili bir şey.

Benim için başarı da mutluluk da aynı yerden geçiyor:

Her gün, küçük adımlarla ilerlemek.

Ve hala…

Gece uyutmayan hayallerim,

sabah yataktan fırlatan nedenlerim var.

Savaş Eren